Başkanlık Sisteminin Emarı

Başkanlık Sisteminin Emarı

5122 (0)

Yusuf DÜLGER

Yusuf DÜLGER

Cumhurbaşkanlığı sisteminin sözcüsü açıklıyor: “Sistemin emarını çekiyoruz.” Çekin emarı bakalım ne çıkacak, hastalık beyin yahut omuriliğimizin neresinde, hangi mikrop, ne zamandan beri kuluçka dönemini tamamlamış, maraza dönüşmüş.
Bu emarı AKP’nin üst düzey Doktorları çekerse o emar sağlıklı olmaz. Çünkü; sistemi daha ilk yılında tünele sokanlar kendileri. Bu emarın güvenilir olması için dışarıdan birisinin “yerli ve milli” sıvıyla çekmesi gerekir. AKP’nin sıvı, teknisyen ve doktorları “yerli ve milli” olmadıkları için emarları bozuk olur.
Ayrıca AKP’nin Cumhurbaşkanlığı sistemindeki hastalıkları tam saptamak için “yerli ve milli” diye giydikleri giysilerin tamamını üzerlerinden soymamız gerekiyor. Çünkü, “söz kesen” AKP’lilerin giydikleri kefenler papaz elbisesi; “papaz kefeni”dir. O kefen ve elbisenin etek ucunda ABD damgası, USA arması var.
Biraz gerilere gidelim, oralardan bugünlere gelerek iddiamızı temellendirelim.
Bu AKP’nin ilk Akıncıları bu yola çıkmadan önce, Necmeddin Erbakan’ın partisinde iken, Amerika-İngiltere Seferleri yapmışlardı değil mi, İstanbul’da Musevi kökenli Siyonistlerle gizli görüşmeler yapmışlar ve o zaman aldıkları start ile sahneye çıkmışlardı, öyle değil mi?
Bu AKP’nin Akıncılarından birisi ABD eski Dışişleri Bakanlarından birisiyle: “İki sayfa 9 maddelik GİZLİ bir anlaşma” yapmış, bir başkası ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde görev almış, Türkiye’nin Amerikan tarzı bir yönetim sistemiyle yönetilmesinin “daha iyi ve doğru” olacağını söylemişti, öyle değil mi?
Bu AKP’nin hukukçularından birisi, yeni bir Anayasa yapma görevi aldıktan sonra, Abant’ta, kamuoyundan habersiz bir Anayasa taslağı hazırlamış, o taslağı FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ’nün de bilgisine sunduktan sonra, Amerika’daki bazı mihraklara “kontrol için” götürmüştü, bunu da unutmadınız, değil mi?
Size son bir bilgi daha vereyim:
03 Temmuz 2019 günlü Milli Gazete manşetten şöyle bir haber verdi:
“Seçimlerden sonra hız kazanan sistem tartışmalarının yönü değişecek. Cumhurbaşkanlığı sisteminin mimarının ABD’li Mckınsey şirketi olduğu ortaya çıktı. HER TAŞIN ALTINDAN MCKINSEY ÇIKIYOR”
Haberin detayları var ve korkunç!
Daha korkunç ve ilginç olanı; Bu haber çıktığı günden beri, Cumhurbaşkanı, hükümet üyeleri ve AKP’nin üst düzey yöneticileri tarafından yalanlanmadı. “Sükut ikrardan gelir.”
Yeri geldi mi “Yerli ve Milli” olmayı kimseye vermezler. Hadi oradan. Siz ne yerlisiniz, ne milli. Siz sözlerinizle yerli ve milli, uygulamalarınızla gayr i millisiniz.
Görüldüğü gibi AKP’nin MHP ile birlikte getirdiği CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve uygulamaları yerli ve milli değildir; yabancı ve gayr i millidir; Amerikancıdır. Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı sisteminin emarını ne kadar çekerseniz çekin, raporundan Amerika ve emperyalizm çıkar.
Burada bir çift söz de MHP için söyleyelim. MHP sözde Türk milliyetçisi bir parti. AKP’nin yıllardır Amerika ve sömürgeci Batılılar ile flört ettiğini MHP’nin mevcut yöneticileri biliyor. Bahçeli ve çevresindeki dört kişi bu Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin Amerikan patentli olduğunu MHP’nin başkan ve yöneticileri de duyuyor, görüyor.
Durum bu iken Devlet Bahçeli ve çevresi niçin Cumhurbaşkanlığı sistemine geçmemiz için Erdoğan ve AKP’lileri tahrik etti, bu sistemi başımıza bela etti? Bunu da düşünelim. Öyleyse bugünkü MHP yönetiminin milliyetçiliği Türk milliyetçiliği değil Amerikan milliyetçiliğidir.
MHP’li dostlarıma bir çağrım var: Ya Türk milliyetçisi olun, ya da Amerikan milliyetçisi!
Son bir söz: Atatürk padişahçı ve tek adamcı değil Cumhuriyetçi idi. Atatürk Parlamenter sisteme savaş içinde geçti. Bazı Atatürkçü çevrelerin, Cumhurbaşkanlığı sistemi şimdilik dursun, düzlüğe çıkalım da sonra düşünelim demeleri tarihi bir hata ve vebaldir. Tek adam sistemi yaşadıkça diktatörlük kökleşir.

Yusuf DÜLGER

Yorum Ekle
Ad Soyad
Yorum Başlığı
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.